-
1 caba
'caba umsonst; obendrein;caba etmek schenken; dazugeben;bu da onun cabası und das kommt noch (gratis) dazu -
2 gayret
gayret s\gayret etmek [o göstermek] sich anstrengen [o bemühen]; ( çabalamak) sich Mühe geben; ( emekle çalışmak) sich befleißigen\gayret gösterilmektedir es sind Bestrebungen im Gange\gayrete gelmek sich einen Ruck gebenbir şey için \gayret göstermek sich um etw bemühen, um etw bemüht seinbir şey yapmak için \gayret göstermek bestrebt sein, etw zu tundaha sakıngan olmaya \gayret ederseniz iyi olur Sie sollten sich größerer Zurückhaltung befleißigenelimizden geleni yapmak için \gayret ediyoruz wir sind bestrebt, unser Bestmögliches zu tun
См. также в других словарях:
hamle etmek (veya yapmak) — 1) atılmak, saldırmak Sinir içindeki kadına o anda hamle etme aptallığını da yapmış ve tokadı yemiş. R. Erduran 2) önemli bir işe girişmek, bir işte başarı sağlamak için çaba harcamak … Çağatay Osmanlı Sözlük
zahmet etmek — 1) biri için yorulmak veya masrafa girmek 2) çaba harcamak, gayret göstermek Zahmet edip enine boyuna okumazlardı. H. Taner … Çağatay Osmanlı Sözlük
himmet — (A.) [ ﺖﻤه ] çaba. ♦ himmet etmek çaba göstermek … Osmanli Türkçesİ sözlüğü
çırpınmak — nsz 1) Acı ile debelenmek Bir oltanın iğnesinde çırpınan bir balık. O. V. Kanık 2) Kaslar birdenbire kendiliğinden ve düzensiz bir biçimde kımıldamak, ihtilaç etmek 3) Ses çıkararak hafifçe dalgalanmak Bayrakları arzularımla çırpınan gemiler, bir … Çağatay Osmanlı Sözlük
kavga — is., Far. ġavġā 1) Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa Kavga olmadan evden fırlasak ne iyi olacak. H. E. Adıvar 2) mec. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için… … Çağatay Osmanlı Sözlük
cenk — is., gi, Far. ceng 1) Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş Kale burçlarında cenge çağrı davulları vuruldu. N. Araz 2) mec. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme Her dakikam bir ayrı cenk ile geçiyor. Y. K. Karaosmanoğlu Atasözü, Deyim ve Birleşik… … Çağatay Osmanlı Sözlük
gayret — is., Ar. ġayret 1) Çalışma, çaba, çalışma isteği Arkadaşlarına yardımcı olmak arzu ve gayreti onu acıklı bir duruma düşürüyordu. M. Yesari 2) Koruma, esirgeme, kayırma duygusu Hemşehrilik gayreti. 3) esk. Kutsal sayılan şeylere yabancıların… … Çağatay Osmanlı Sözlük
koparmak — i 1) Kopmasını sağlamak, kopmasına yol açmak O koskoca lenduha gibi gövdenle ipi koparırsın da başımıza iş çıkarırsın! O. C. Kaygılı 2) nsz Daldan, ağaçtan alıp toplamak Yorulunca omzuma çıkar, çiçek koparmak isterse beni çağırır. H. E. Adıvar 3) … Çağatay Osmanlı Sözlük
paralanmak — 1. nsz 1) Parça parça olmak 2) mec. Sıkıntı ve üzüntü içinde, olmayacak bir işle uğraşmak, didinmek 3) mec. Bir işte çok çaba ve özen göstermek 2. nsz Parasızken para elde etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük
savunmak — i 1) Herhangi bir saldırıya karşı koymak, saldırıya karşı korumak, müdafaa etmek 2) Hareket veya düşünceyi söz ve yazı ile doğru, haklı göstermeye çalışmak 3) Yapılan bir suçlamaya veya ithama karşı kendi haklı gösterecek sebepler ileri sürmek 4) … Çağatay Osmanlı Sözlük
yarışmak — nsz, le 1) Üstünlük kazanmak amacıyla bir yarışmaya katılmak 2) Bir yarışmada başkalarından üstün olmak için çaba göstermek 3) Başkalarından üstün olmaya çalışmak, rekabet etmek … Çağatay Osmanlı Sözlük